.jpg)
Bir panayır alanında düşünün kendinizi,elinizde pamuk şekeriniz ile o oyuncaktan,o oyuncağa koşarsınız.Her oyuncak size ayrı hisler tattırır.Kiminde çok heyecanlanır,kiminde en tepeye çıkar,sonrasında en dibe inersiniz,kimini çok sever,kimindense hiç hoşlanmazsınız.Herkesin şansı kendinedir derler ya şansınız kadar biletiniz vardır...Bütün biletlerinizi tek bir oyuncakta da harcayabilir,ya da her seferinde farklı bir oyuncağı seçebilirsiniz.Ama bir oyuncak vardır ki;ışıltısından gözlerinizi alamayacağınız,ağzınız açık bir şekilde arkanıza yaslanıp,kafanızı göğe kaldırarak "vay be!" diyeceğiniz bir oyuncak.O panayıra geldiğinde ve onu gördüğünüzde bütün biletlerinizi harcamak istersiniz,pamuk şekeriniz tat vermez artık,etraftaki tüm ışıklar sönük kalmıştır onun ışıkları yanında...Ve tüm bunlar koca panayırda bir kere gelir başınıza.
İşte o anda her şey basitleşir,biletiniz vardır ya da yoktur.Eğer temkinli davranıp bir kere görebileceğiniz bir oyuncağın inancıyla bir bilet dahi olsun sakladıysanız,en mutlu siz olursunuz panayırda.Ya da dönüp dolaşıp hep aynı heyecanlarla yetinerek bitirdiyseniz biletlerinizi,aklınızın bir köşesinde hep kalacak,kalbinizin bir köşesinde ağırlığını hep hissettirecek bir buruklukla dolaşırsınız panayırda.
O oyuncağa binebilenler hayatlarının en tarifsiz duygularını,duyularını kör edecek kadar yoğun bir şekilde yaşarlar.Aşağıda kalanlar ise hiçbir zaman yaşayamayacakları bu harika deneyime uzaktan bakmakla yetinirler.İçlerinde bir yerde bir yanları buruk,hep bildikleri bir hayatta,tatsız bir pamuk şekeri ile oradan oraya dolanır dururlar.Hepsinde aynı pişmanlık vardır:"Keşke her şeyi anlamsız kılabilecek bir deneyim için tek bir biletim olsaydı..."
Unutmayın,sadece bir kere gelir o oyuncak panayıra.Şimdi,bir bilet saklayın bugün bir köşeye ve unutun onu.Günü geldiğinde kullanmak üzere,günü geldiğinde her şeyi anlamsız kılacak olan deneyimi yaşamak üzere...

